8 Haziran 2010 Salı

alış.

insan gerçekten zamanla alışıyormuş bazı şeylere (hep bu klişe cümleyi kullanmak istemişimdir.).

çok değil kısa bir süre öncesine kadar onu gördüğümde içimde hep bir şeyler inceden cız ederdi, dün ise kalbim dünkü hava kadar soğuk, aynı zamanda içindeki küllerin yeniden yakılıp geçilemeceği kadar da ıslaktı aynı dünkü hava gibi.

değişik hissiyatlar içerisindeyim sevgili dostlar. ne hissetmem ve nasıl tepki vermem gerektiğini gerçekten bilemiyorum.

ben ne anladım bu işten? bitince böyle hissedilecekse, boşuna mı yaşanıyor onca şey, boşuna mı geçiriliyor onca zaman, boşuna mı tüketiliyor bu karşılıklı ömürler? boşuna mı çekiliyor bu kadar acı? ... diye de sormadan edemiyorum.

2 yorum: