Yazımıza konu olan Ayşe Arman yumurtlaması:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=15366797&yazarid=12&tarih=2010-07-21
"Lütfen biri duruma el koysun ve Fazıl Say sadece müzik yapsın.
Başka ukalalıklara kalkışmasın.
Bu kadarı da fazla artık!
Bir insan bir konuda çok ama çok başarılı ise felsefe, siyaset, kadın erkek ilişkileri gibi konularda da ahkam kesmek, fetva vermek zorunda mı?
Değil.
Yok öyle bir mecburiyeti.
Herkese kimin, neyi, nasıl yapması gerektiğini söylemek mecburiyetinde de değil.
Böyle bir görev tanımı yok."
Öncelikle Ayşe Hanım'ın basında kendi çapında başarılı bir insan olarak görüldüğünü göze alırsak (beğenelim beğenmeyelim en azından Hürriyet gibi bir gazetede yazı yazdırılıyor kendisine) kendisine demek istiyorum ki;
- Lütfen duruma el konulsun ve basınımızdaki Ayşe Armangiller felsefe, siyaset, kadın erkek ilişkileri konularında artık ahkam kesmesin, fetva vermesin. Çünkü yok öyle bir mecburiyetleri.
- Sen nasıl bir gazetede saçma sapan, içi boş fikirlerini yıllardır belirtebiliyorsan, Fazıl Say gibi önemli bir sanatçı da ülkemizde yetişmiş bir müzik insanı olarak memleketimizde yeşermiş bir müzik türü hakkındaki fikirlerini istediği gibi paylaşabilir, çünkü bence bundan daha doğal bir şey yoktur. Katılıp katılmamak bize kalmış, ancak ikisi de temelde ifade özgürlüğü kapsamına girer.
- Kaldı ki açıklamayı twitter'dan yapıyor. Yani benim facebook statüsüme Bursa'dan gol haberi mi var! 2-2 mi?? ekieki yazmam ile Fazıl'ın yazdığı şey arasında teoride bence hiçbir fark yok. Akademik bir değerlendirme ya da mali kaygı vs. söz konusu değil. Öznel yaklaşımlar ve kişisel görüşler tamamen.
- Ayşe Armangillerin görev tanımında da herkese kimin, neyi, nasıl yapması gerektiğini söylemek gibi bir şey olduğunu zannetmiyorum, ama olsun. Ülkemizde Armangillerin basında saçmalama hakkı, bizim de tıpkı Fazıl Say'ın twitter sayfasına bakmamak gibi Ayşe Arman'ı da gazetede görünce okumadan geçmek ya da sallamamak gibi bir özgürlüğümüz var. Ama kendisi muntazaman her konuda saçmalarken Fazıl Say'a sen sus konuşma demesini açıkçası içime sindiremedim.
Fazıl Say'ın arabesk müzik hakkındaki görüşlerine dair bir şeyler yazmayı düşünüyordum, ama şu var ki; Armangillerin bu arabeske karşı korumacı kollamacı yaklaşımlarına ise açıkçası hiç anlam veremedim, o da ayrı bir konu.
sevgiler.
adam sinirli beyler.
YanıtlaSil