usta yönetmen hiçkok'un sevdiğim bir filmidir yazımızın bahsi olan arka pencere isimli filmi (rear window). gerçi bu yazı, arka pencereden çok odamın ön tarafa bakan penceresinin tam karşısına konumlanan odadaki bazı gerizekalılar ile ilgili, ama olsun.
yaz döneminde ikamet ettiğim yurt binasının (b4 deniyor kendisine) saçma yapısı, karşılıklı binaların birbirine çok yakın bir pozisyonda olmasını beraberinde getirmiş. kısacası karşı taraf birazcık yüksek sesle ne konuşursa aynen kafamda yankılanmakta.
şimdi mevzubahis karşı odada hazırlığı geçme sınavını geçememiş, dolayısıyla da yaz okuluna kalmış bir kısım hazırlık arkadaşlar var, maşallah gelen gidenleri de çok, misafirleri hiç eksik olmuyor. tabiki de hiç kimseyi bulunduğu örgün eğitim yılı nedeniyle aşağılamamalıyız, ancak bu adamlar hazırlık olmalarından dolayı edilebilecek her türlü hakareti hak etmekteler (post-liseli, ergen, vs.).
neyse efendim, bu arkadaşlar yaz okulunun başında (yaklaşık bir 6 hafta kadar önce) her akşam bağıra çağıra sapıtıp en son çıkan tisko şarkılarını bangır bangır günün herhangi bir saati fark etmeksizin çalarken, geçen günlerle birlikte bazı değişiklikler sergilemeye başladılar.
bu değişimin ilk emareleri, bir akşam, önce hazırlığı geçip geçememekle ilgili başlattıkları sert tartışma (hocalar yaz okuluna kalanları geçirmiyo olm, diğerlerine torpil geçiyolar falan diyolardı gerizekalılar), ardından da evrim teorisiyle ilgili girdikleri çetrefilli bir teorik fikir cimnastiği idi. Evrimle ilgili olayı bir çok kişiye anlattım, buraya da yazmak istiyorum izninizle:
(bu esnada saat gece 3 falan, hava da nasıl sıcak... (nem olmasa iyi, ama nem vardı) yazar kişi bir sağa bir sola dönerek yatakta kıvranırken, şu cümlelerle birlikte birden uykusu açılır.)
-elhamdülillah müslüman bir insan olarak evrim teorisine inanmıyorum (?) çünkü Kur'an'da yazmıyore.
-abi vantilatör de Kur'an'da yazmıyo ama vaar? aha bak karşında..
(oda arkadaşımın "..rrrrusssspu çocukları" diyerek yatakta öteki tarafa dönmesi, onu da uyutmadıklarını anlamama yetmiş hatta üstüne artmıştır.)
neyse efendim, daha sonraki günlerden birinde (heralde stresle birlikte sinir katsayıları yükseliyo yavrucakların) elemanlardan bir tanesi önce annesi sonra babasıyla telefonda sert tartışmalar yaşadı. ayrıntılar da var, ama aktarmayacağım. ama küfürlü falandı baya. insan hiç ebeveynlerine küfür eder mi lan? ıslak sopayla fiziksel şiddet uygulayasım gelmişti adama. (oda arkadaşım şahit)
bu akşam da başka üniversitelerin çeşitli imkanları ve eğitim olanaklarıyla ilgili fikir paylaşımı yaptılar bir süre. şu anda da hangi kuru nasıl ve ne şartlarda geçebileceklerini konuşuyorlar. sanırım içlerinden bazıları önce kendilerine, sonra da çevrelerine ve ailelerine verdikleri maddi-manevi zararların farkına varıp, ailelerinin maddi gücü ve kendilerinin yaş hadleri imkan verdiği sürece kendilerine altın tepside sunulan bu genel faydasızlık hali'nde olma-bulunma şansını başka üniversitelerde tecrübe etmeye karar verdiler.
yazdıklarıma tekrar baktığımda, bence "bazı insanlar sahip oldukları imkanların değerini bilmiyor" temalı bir yazı yazmaya çalışmışım ama olmamış. bir dahaki sefere inşallah.
neyse mevzuya dönersek, bu hazırlık arkadaşların konuşmalarındaki bazı hususları arada yanlış veya eksik duymuş da olabilirim tabi, her şey mümkün, ama sonuç olarak, o eski neşelerinden eser yok, o kesin. o zaman da insanın
"ohooo daha hazırlıkta bu kadar zorlanıyorsanız, bu okulu nasıl bitireceğinizi düşünüyorsunuz ki?" şeklinde gereksiz, aynı zamanda da didaktik bir serzenişte bulunası geliyor. (ki benim geldi).
bu garip yazı içerisinde belki de sadece evrim hikayesini buraya yazmam için vesile oldu bu gerizekalılar, olsun, ne mutlu onlara.
hayat hazırlıklara güzel.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder